Birinci Nüsha

Geceden Daha Samimi Hiçbir Şeyle
Ya Da Hiç Kimseyle…

Geceyle ciddi düşünüyorum. Yani ciddiyetini yitirmiş yaşama eylemlerinin aksiyon kazandığı bu modern dünyamızda bir ciddiyetten ne kadar bahsedilebilir- se, o kadar ciddi düşünüyorum. 

Laf olsun diye değil bu gece düşkünlüğüm. Bilakis çeyrek asırlık yaşamım boyunca geceden daha samimi hiçbir şeyle ya da hiç kim- seyle karşılaşmadım ben. Karanlığı da sahici, sessizliği de… Ya da ruhumun kafa- sını patlatacak kadar içimde yükselip duran ne idüğü belirsiz çığlıkların kalbime ilave ettikleri yeni izlerde… Geceyi seviyorum.

Yeryüzü, maskeli bir balo… Tanrı düzenledi. Katılım zorunlu. Yaşamak, bu maskeli baloya ayak uydurmak gibi… Her tarafımız, her yüze onlarca maskenin düş- tüğü saçma sapan bir samimiyetsizlikle sarılmış durumda. Yüzümüze geçirdikleri ya da yüzümüze geçirdiğimiz; yüzümüze bir şekilde geçmiş onlarca maske yüzün- den kendi yüzümüzü unutmak üzereyiz. Aynalara sırtımızı dönüyoruz. Utançtan. Kaygıdan. Ve gece bütün maskelerin bir komodinin üzerine bırakıldığı tek an. 

Erdi Karadeniz

0 kişi mesaj bıraktı:

Yorum Gönder