Beşinci Nüsha


Bir kelime var. Öyle bir kelime ki bu hem çok sık kullanıyorum / kullanmak zorunda kalıyorum onu hemde bunun bir sonucu olarak ondan çok şey bekliyorum. İstem dışı bir beklenti durumu bu, bir mecburi güven hali, belki bir kaçış yolu...

Malum, şimdilerde ne kadar bir Nişantaşı beyefendisi/hanımefendisi gibi takılsak da bir kuşak öncesine dönüp baktığımızda özümüzü görüyoruz. İşte o özün bize zoraki bir miras gibi bıraktığı bir kelime bu.

Aslında en zor anlarda sığınılan bir liman gibi bir şey bu kelime... Sağanak bir yağmurun orta yerinde çaresizliğin baskıları altında hüküm süren bir telaşla, elimiz ayağımıza dolanırcasına açmaya çalıştığımız bir şemsiye düşünün; işte bu kelime o şemsiye...

Öyle bir kelime ki bünyesinde bir çaresizliği, kaybetmişliği barındırıyor hemde yıkılmadık, ayaktayız, direneceğiz, ayağa kalkacağız mesajını veriyor.

Yıllardır kullandığım bu kelimeyi ikibinonyedinin bir şubat gününde daha iyi anlıyorum. Çünkü her zor durumun arkasında söylediğimiz bu kelime bugün, bu zor günlerin kurtuluşunun tek yolu, tek umudu olarak dilime düşüyor.

Bu zor günler, öylesine zor günler ki O'nun dediği gibi:
İstiklal ve Cumhuriyetine kadedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve delalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.
Bu çerçeve karşısında aslında cepheleri bir bir kaybettik. Hile ile, zorbalıkla vesaire... Birazda bizlerin uyuşukluğu, sessizliği, bana dokunmayan yılancılığı ile... Şimdi elimizde son bir cephe var. Tek bir cephe. Yıllar önce bu milletin canlar ve kanlar vererek kazandığı bu kurtuluşu yitirmemek için tek bir hamle...

Bu tek hamle ne biliyor musun, sevgili okur?

Tek bir kelime. Yıllardır farkında olsan ya da olmasan da dilinden düşmeyen bir kelime bu. Şimdi o kelimeyi inanarak, hissederek, ona tutunarak söylemen lazım.

Hayır/lısı...
Her şeyin, hayır/lısı...



Erdi Karadeniz | www.erdikaradeniz.com | erdi.karadeniz@gmail.com

5. Sayının Tüm Sayfaları

0 kişi mesaj bıraktı:

Yorum Gönder